12.12.2019

Ege Kanar'ın, 10 Ekim-18 Kasım 2019 tarihleri arasında Versus Art Project'te gerçekleştirdiği Apparatus başlıklı sergisi, NASA'nın Mars yüzeyinde araştırma yapmak üzere gönderdiği Opportunity adlı uydu aracının 15 yıl boyunca Dünya'ya gönderdiği görüntülerin kamuya açık arşivinden yola çıkarak fotografik görüntünün doğasına dair kapsamlı bir çalışma ortaya koyuyordu. Kendisine biçilen 90 günlük ömürden çok daha uzununu yaşayan uydu-kamera, ismine yaraşır şekilde, fotoğrafın bilgi toplayan ve ileten bir araç olarak gördüğü ideolojik işlevleri geçmişten bugüne geniş bir çerçevede değerlendirme fırsatı da vermiş oluyordu. Kanar, bir yandan Mars'a dair bilgimizi belirleyen fotoğraflar sunan Opportunity'nin izini sürerken, bir yandan da insanın doğa ve manzarayı mekanik olarak çoğaltılabilir şekilde zapt edebilme arzusunu tatmin eden bir teknoloji olarak fotoğrafın tarihsel yolculuğunu izliyordu. Sergi, bugün İnternet'in oluşturduğu görsel koleksiyonla ucu bucağı yokmuş gibi görünen bir gör...

Eylül-Ekim aylarında Versus Art Project’te gerçekleşen, Vahit Tuna’nın Mağara isimli beşinci kişisel sergisi bilinçdışılık, ışık/gölge, leke, ses/ mıknatıs, pareidolia/apofeni kavramlarının etrafında dolaşarak sanatçının 2018 yılının başlarında tuttuğu Rorschach günlüğüyle başlayan yüzlerce bilinçdışı örüntüyü bir zihin kurmacası içerisinde ses, ışık ve yapay zeka gibi dış etkenlere maruz bırakıyordu. Tuna’nın 2018 yılında bestelemiş olduğu Horizon isimli parçanın yer aldığı 250 adet özel edisyon plak ve yine sanatçının her kişisel sergisinde gösterdiği bir Bellek Masası’nın da yer aldığı sergiyi değerlendirdik.

Vahit Tuna’nın Versus Art Project’te gerçekleşen sergisi Mağara, biri otoportre diğeri natürmort olarak okunmaya gayet müsait iki yerleştirmeden mürekkeb. Lakin hemen aldanmamak lazım bu iki klasik janr Tuna’nın yorumuyla gayet alışılmamış bir üslupla ele alınmış; öyle ki ilk bakışta ait oldukları geleneği fark etmek epey güç. Güçlüğün sebebi, Tuna’nın işleri oluştururken -kendi...

 

Sanatçı Ege Kanar'ın Versus Art Project'deki "Apparatus" adlı sergisi sayesinde Mars'a adım atabilir, dünya ile ilişkinizi sorgulayabilirsiniz. İzleyicinin deneyimi ile sürekli değişen biryerleştirmeyi de içeren sergi 16 Kasım'a kadar açık

İstiklal Caddesi'nin avcumun içi gibi bildik ama ömrüm boyunca hiç tanışıp tokalaşmayacağım bir insan kadar yabancılaşmış ara sokaklarında yürüyüp fal cafeler, türkü barlar ve nargile cafeler arasında, Gazeteci Erol Dernek Sokak'a vardım. Cafeler arasına sıkışmış siyah demir bir kapıyı açıp mimari bir vahaya adım attığımda başımı yukarı kaldırıp merdivenlere bakınca istemsiz bir refleks gibi elim çantamdaki telefonuma uzandı ve merdivenlerin fotoğrafını çektim.

Kamerasız, aracısız, aparatsız göremeyenlerin çağı bu. 

Ege Kanar'ın "Apparatus" adlı sergisini gezme serüvenim böyle başladı: Sergiden çıkarken düşüneceklerimin kusursuz bir ön gösterimi gibi. Mars'ta 15 yıl süren bir araştırma yürüttükten sonra geçtiğimiz aylarda yakalandığı bir kum fırtınası...

Sanatçı Vahit Tuna'nın yapay zekânın olanaklarını kullanarak ürettiği işlerden oluşan enstalasyon sergisi 'Mağara' Versus Art Project'te sanatseverlerle buluşacak 
Versus Art Project sıra dışı bir çağdaş sanat sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Grafik tasarımcı ve sanatçı Vahit Tuna'nın 5'inci kişisel sergisi "Mağara"da, yapay zekânın opera olduğuna karar verdiği sesleri opera sanatçısı yorumluyor. İki bölümden oluşan enstalasyon 19-28 Eylül günlerinde sanatseverleri ağırlayacak. Biz de Tuna'yla sergiyi ve yapay zekânın katkısını konuştuk. 

İlk olarak serginin nasıl ortaya çıktığını sorduğumuz Tuna, 2017 yılının sonlarına doğru hayata geçirdiği ve "Rorschach Günlüğü" ismini verdiği bir proje yapmaya başladığını dile getirdi. Bu projenin ayrıntılarını da şöyle anlattı: "Bu günlüklerde iki sayfanın ortalarına boya dökerek ortaya çıkan lekelerin altına o günün tarihini yazıyordum, o güne ait psikolojik bir test oluşuyordu. Bu günlüğe bakacak başkası için de farklı bir okuma oluş...

Versus Art Project 13 Haziran-27 Temmuz tarihleri arasında Metehan Özcan’ın kişisel sergisi “Dekor”a ev sahipliği yapıyor. Geçmiş sergilerinde insansızlaşmış mekân fotoğrafları, buluntu ve kendi çektiği fotoğrafların kolajları karşımıza çıkan sanatçı üçüncü sergisinde ise daha çok gündelik yaşama odaklanıyor.

Kentsel dönüşüm, göç, metropol ve modernizm gibi olgular sanatçının çalışmalarının yapı taşlarını oluşturuyor. Metehan Özcan ile son sergisinin ortaya çıkış süreci, Kent İmgesi kitabı ile sergi arasındaki ilişki ve üretim pratiği hakkında konuştuk.

Versus Art Project’te açılan üçüncü solo serginiz “Dekor” nasıl ortaya çıktı, nasıl bir hazırlık sürecinden geçtiniz? 

Sergilerin eserler üzerinden çoğunlukla seyir deneyimi yaratıyor oluşu tatmin etmediği için, yeni bir solo sergi fikrinden uzun süredir kaçıyordum. Belirli bir tekniğe ya da malzemeye dayalı, çok özgün işler ürettiğimi düşünmüyorum. Paylaşabilmek için özgün olmasına gerek olmadığını da anlamam zaman aldı. Yakın dönemd...

Hiç birimiz tek bir şeye bakmıyoruz

Mekân deneyimi, temsili, tasarımı ve hafızası gibi konular üzerine çalışan Metehan Özcan'ın üçüncü kişisel 

sergisi Dekor Versus Art Project’te 20 Temmuz’a dek devam ediyor. border_less Art Book Days kitap fonu ödülünü kazanan iki projeden biri olan Resimli Bilgi – Ek’in de eşlik ettiği Dekor ve üretim

sanatçıyla konuştuk

Serginizden başlayabiliriz. Burada farklı işleriniz bir arada ama onları yine de tek bir başlık altında toplamışsınız, nasıl ilerledi bu süreç?

2013’te Elipsis Gallery’de Resimli Bilgi başlıklı bir sergim olmuştu, üzerinden altı yıl geçti. Resimli Bilgi'de Resimli Bilgi Ansiklopedisi’nden geliyordu. O dönem evlerde de bulunan, görsel içeren yegane basılı kaynaklardan biriydi, İnternet’in olmadığı dönemlerden bahsediyoruz tabii. O yüzden aynı şeye tekrar tekrar

bakma pratiğimiz vardı çocukken, daha okuma yazma bilmezken de. O alfabetik sıralamanın verdiği ilgin. şeyler oluyordu. A ile başlayan bir hastalığın yanınd...

Emirhan Eren: "RAW" 

Sanatçı Emirhan Eren, Versus Art Project'in evsahipliğinde gerçekleşen "RAW" adlı kişisel sergisinde, 20. yüzyılın savaş sonrası döneminde dünyanın birçok noktasında sanatçı ve mimarlar tarafından daha iyi bir dünya kurma hayali ile üretilen yapılara odaklanıyor. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra harabeye dönüşen kentlerde, modern hareketin devamı niteliğindeki Brıitalist mimari, sanatçının çalışmalarının çıkış noktasını oluşturuyor. Brıitalist estetiğin erken işaretleri sayılan, 20. yüzyıl başı askeri mimarisinden başlayarak, akımın zirve yaptığı ve en agresif örneklerinin verildiği 1970'li yılları merceğine alan sergi, anlamın ve formların tarihsel evrimi üzerinden yeniden inşa edildiği bir alan açıyor. Sergi, 
1 Haziran 2019 tarihine kadar görülebilir. 
versusartproject.com

01.05.2019

KOLEKSİYONER SEÇKİSİ 

Spomenik 
Emirhan Eren 
Spomenik, 2018, Beton, 148 x 100 x 50 cm Versus Art Project'te devam etmekte olan RAWsergisinden 22.500 TL + KDV 
Brütalist mimariye dair belirli formların sanat bağlamında yorumu ve bağlı olarak, II. Dünya Savaşı sonrası gelişen bir modernite anlayışını anlama çabası olarak görülebilecek RAWsergisi, formların tarihsel evrimi üzerinden yeni anlamlar üretme gayreti içerisinde. Spomenik adlı çalışma, ismini Sırpça ve Hırvatça anıt anlamına gelen bir terimden alıyor. Sanatçının Tito dönemi Yugoslavya'sına ait ikonik anıtları örnek alarak ürettiği bu özgün heykel, keskin ve soyut formlardan oluşan sıradışı bir anıt üslubuna dair bir yeniden üretim gerçekleştirmiş oluyor.

Totaliterliğin ham hali

Emirhan Eren'in modern tarihi nesne haline getiren otoriter anıt ve resmî bellek yapıları üzerinden tartıştığı çok disiplinli sergisi 'Ham', Versus Sanat Projesi'nde ziyarete açık. Eren, ilk kişisel sergisinde izleyiciyi mimarlık, sanat ve siyaset üzerinden eleştirel bir dünya turuna çıkarırken, soyut imgeleriyle de ideolojinin ele avuca gelmez portresini sorgulatmaya gayret ediyor.

1988 doğumlu Emirhan Eren’in ilk kişisel sergisi ‘Ham‘ / ‘Raw‘ İstanbul Beyoğlu Gazeteci Erol Dernek Sokak üzerindeki Hanif Han’da bulunan Versus Sanat Projesi’nde ziyarete açıldı.


Sergi – kendisi hiç de bile dokunaklı olmayan – totalitarizme gözlerimizle dokunmak ve onun kültür – sanatı araçsallaştırma talebini küresel çapta mukayese edebilmek adına, acil bir davetiyeden farksız.

Eren’in, etkinlik ismiyle tezat biçimde ‘ham’ denemeyecek olgunluktaki sergisi, dünyada ‘ham’ demeden hamasete anıt dikme niyetlerinin, ABD, Balkanlar, İngiltere gibi coğrafyalarda bilhassa ‘brütalist’ estetik...

Yetkin bir elden çıkmış 


Versus Art Project'te kapılarını açan kişisel sergi, genç bir sanatçı keşfi yapmama vesile oldu. Sergisini kendisiyle gezme fırsatı bulduğum Emirhan Eren'ın suluboya ve beton heykel çalışmalarını bir araya getiren 'RAW'; ismini, Le Corbusier'ye ait Fransızca'beton brüt'(ham beton) teriminden alıyor. 20'nci yüzyıla damgasına vuran savaşların ardındaki dönem, sanatçılar ve mimarlarca karamsarlıkla yeni umutların harmanlandığı verimli bir süreçti. Emirhan Eren; Yugoslavya, İngiltere ve Amerika gibi geniş bir coğrafyaya yayılan, ideolojik bir temsile kaynaklık eden Brütalist mimariyi odağına alıyor. II. Dünya Savaşı sonrasında yıkımın en ağır yönüyle başbaşa kalmış olan kentlerdeki yeniden yapılanma hareketinin estetik eğilimini ve militarist tutumu öne çıkartan bu akımı, kendi soyutlamacı üslubuyla yorumlayan sanatçı, oldukça başarılı çalışmalara imza atmış. Kilise, şapel, askeri sığınak, konut ve krematoryum gibi yapıları formun ötesinde yorumlayan Eren, anıtsal...

Her çizim farklı bir hikaye

Bir sanat eserinin sizin için özel olması için ne gerekir? Ne sizi o esere, onu yapan sanatçıya yakınlaştırır? Sabo Akdağ’ın işlerine baktığınızda bir hikaye görüyorsunuz. Hafızanızda bir hareketlenme oluyor, aklınızın köşesindekiler sizi alıp bir yerlere götürüp bırakıveriyor. Hayatınızdan bir kare, fi tarihinde izlediğiniz bir haber, okuduğunuz bir kitap... İlk kişisel sergisini bu yıl izleyici önüne çıkaran Sabo Akdağ ile fikirlerinin esin kaynaklarını, birlikte çalışmayı sevdiği arkadaşlarını, planlarını konuştuk.

Küçüklükten aklımızda kalan sahneler çok ilginçtir… O anları bütün detaylarıyla hatırlarsınız. Üzerinizde ne vardı, çevreniz nasıldı, yanınızda kimler vardı, ne demişlerdi… Böyle sahneler aklıma geldiğinde “Bu beni nasıl bu kadar etkilemiş de bu detayda hatırlıyorum!? Psikolojimi nasıl yönlendirmiş?” diye merak eder, çocuk büyütmenin nasıl da büyük sorumluluk olduğunu düşünürüm. Öylesine söylenen bir şey, yapılan bir hareket senelerce çocuk aklın...

25.04.2019

Post-WWII architecture inspires art show

Versus Art Project hosts the solo exhibition of Emirhan Eren entitled "RAW," from today till June 1. Taking its name from the French phrase "beton brut" (raw concrete) by the well-known French architect of Swiss descent, Le Corbusier, "RAW" focuses on the postwar era of the 20th century where artists and architects from around the world created monuments in the hope of forming a better world.

Structures produced out of concrete that function as monuments, military shelters and residences, are spread over a wide geography - from Yugoslavia and the United Kingdom to America - reflecting the representation of a certain ideology; and throughout his works, Emirhan Eren triggers a way of thinking through the transformation of these forms.

Brutalist architecture, which was born as the continuation of the modernist movement in cities destroyed by World War II, marks the starting point for the works in the show.

"RAW," which explores the early signs of Bruta...

19.04.2019

Emirhan Eren Sergisi: RAW

Versus Art Project, 24 Nisan-1 Haziran 2019 tarihleri arasında Emirhan Eren’in RAW isimli kişisel sergisinin ev sahipliğini yapmaya hazırlanıyor.

İsmini Le Corbusier’ye ait Fransızca béton brut (ham beton) teriminden alan RAW sergisi, 20. yüzyılın savaş sonrası döneminde dünyanın bir çok noktasında sanatçılar ve mimarlar tarafından daha iyi bir dünya kurma hayali ile üretilen yapılara odaklanıyor.  

Bir kısmı anıt, askeri sığınak ya da konut gibi işlevlere sahip brüt beton malzemeden üretilen, Yugoslavya, İngiltere ve Amerika gibi geniş bir coğrafyaya yayılan ve bir ideolojinin temsilini yansıtan bu yapılar; Emirhan Eren’in çalışmalarında formların dönüşümü üzerinden yeniden bir düşünme biçimini tetikliyor. II. Dünya Savaşı’ndan sonra harabeye dönüşen kentlerde, modern hareketin devamı niteliğindeki Brütalist mimari sanatçının çalışmalarının çıkış noktasını oluşturuyor. Brütalist estetiğin erken işaretleri sayılan, 20. yüzyıl başı askeri mimarisind...

A futurist abroad: In space with Krassimir Terziev

Krassimir Terziev is a Bulgarian artist skilled in classic disciplines. He was one of the first of the post-Soviet generation in Sofia to pioneer digital media in the late 1990s. His ready-made interventions critique anthropocentric space exploration. His watercolors and drawings examine the contemporary zeitgeist

In six and a half, and nine minutes, respectively, his videos at "Future Unforgettable" employ flying drone photography to arrange dialogue on the divergent nature of perspective. The seer is seen when the agents of perception becomes the subject. Ascending to the window of his high-rise studio, the camera pans upward to survey the building, as it is scaled and increasingly spliced with a still frame shot from a tripod on the balcony. The fixed shot presents a panorama of the unsightly Sofia cityscape on a cold, blue day.

The camera passes the stained concrete exterior of honeycomb apartments protected from the elements by ruste...

03.04.2019

Neyin var dünya? Boşlukta mısın?

Çağdaş Bulgar sanatının verimli temsilcilerinden Krassimir Terziev, 'Unutulmaz Gelecek' manzarasını insanı sarhoş edecek trajikozmik imgelerle vaat ettiği kişisel sergisi ile İstanbul Beyoğlu'ndaki Versus Art Project'te. Akademisyen, küratör ve AICA Türkiye Başkanı Fırat Arapoğlu küratörlüğündeki sergi, 'Dünya(nın) Manzarası'na haiz görsel bir meyhane etkisi veriyor.

​İstanbul Beyoğlu’nda yer alan Versus Art Project, bir süredir kıdemli Bulgar sanatçı ve akademisyen Krassimir Terziev’in kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin yerel seçimlere odaklandığı şu günlerde, yaptığı kozmik seçimlerle özellikle anti-emperyal ve enternasyonal bir kültürel anlatı ve ironik eleştirinin derdine düşen Terziev, Altınbaş Üniversitesi’nden akademisyen ve AİCA Türkiye (www.aicaturkey.org) Başkanı, küratör Fırat Arapoğlu’nun düzenlediği ‘Unutulmaz Gelecek’ isimli sergisinde, desenden fotoğrafa, oradan video ve yerleştirmeye pek çok ‘medyum’un ‘mesaj’ını yüklenip...

previous page | önceki sayfa >

Please reload

 

Versus Art Project | Contemporary Art Gallery | Gazeteci Erol Dernek Sokak No:11/3 Beyoglu Istanbul Turkey

m: info@versusartproject.com