SERCAN APAYDIN 'SAHİBİNDEN | BY OWNER'

Sahibinden Bir Kent

 

Kent ve mimari üzerinden toplumsal algıya ve yaşantımıza odaklanan Sercan Apaydın’ın Versus Art Project’te 13 Nisan’da başlayıp 20 Mayıs 2017’de sona eren ‘Sahibinden’ sergisi tarih boyunca yeni yerler keşfeden, yeni yaşam alanları kuran insanların inşa ettiği kentlerin, ideolojilerin etkisi ile yaşamlarımızı nasıl etkilediğini, sınırların yaşamımızı nasıl çevrelediğine, kent belleğinin dönüşmesi ve bölünmesine odaklanıyor. İnşa ettiğimiz kentlerle kendi hayatlarımızı yön verdiğimizi düşünürken, Apaydın’ın tuvalleri bize sisteme ait olduğumuzu hatırlatıyor.

 

Bireyleri kolektif bir yapıda bir arada tutan, düzeni denetleyen sistem, yaşamımızın bir parçası.. Bu sistem, yüzyıllardır bize bireyselliğimizi unutturarak toplumun bizden beklentilerini karşıladığımız bir yaşam biçimidir. Mekanlar, şehirler veya yapmaktan zevk aldığımız birçok aktivite kurgulanmış olmasına rağmen, kimliğimizi unuturuz ve düzene uyum sağlarız.

 

Kimliği evrilen bir kent, bireylerin o günün koşullarına adapte olmasını sağlar ve sistemin ihtiyacı olan yeni bir toplumsal kimlikle şekillenmemizi ön görür. Toplumsal kimliklerimiz hem farklı toplumsal gruplarda mekânsal olarak ayrışır hem de kentin geri kalanı ile aynılaşır.

Serginin ismi ‘Sahibinden’ bize güçlü bir çağrışım hissettiriyor. Apaydın’ın tuvallerinde hissedilen alınıp satılan, dönüşen, dönüştükçe hafızalardan silinen kent ve tarih kavramını, sınıf ayrımlarını, mekanlar üzerinden resmediyor. Kamu alanlarının özel alanlara entegre olması ile insanlar sınıflandırılıyor. Mekanlar, insanları bölüyor ve yabancılaştırıyor. Mesafeli bir tutum içerisine girdiğimiz binalar; spor alanları (arenalar), kültür kurumları, alışveriş merkezleri insanları ayrıştırıyor. Belli bir alana ait hissederken başka bir alana yabancılaşıyoruz. Sıkıştırılmış, birbiri ile yan yana ama uyumsuz binalar hayatımıza yön verirken, bir yandan da sınıf ayrımı da unutturmadan ait olmadığımız alanları hatırlatıyor.

 

Görüntü ile ilgilenen Apaydın’ın söylemi ‘’hacimsiz kütleler’’ ile tek tipleşen mimarilerin çıplaklığını ortaya koyuyor ve bulunduğu yere ait olmayan binaların rahatsız ve tedirgin edici pozisyonları, yaşamlarımızın da bu görüntünün bir aynası olduğunu gösteriyor.

 

Tuvallerinde boya dışında, inşaat çuvalı veya metal çubuklar kullanan sanatçı, binaların yapaylığını ve şekilsizliğini işaret ediyor. Bazı tablolarında yer alan simetri(siz) çizgiler ve diğer bir yaklaşımı olan soyut arayışlar ile eserlerdeki inşaların yüzey kaybını öne çıkarıyor. Farklı yaklaşımlarla yapılan çalışmalar uyum açısından serginin söyleminde hissedilen bütünleşemeyen, birliği olmayan yapıların birliği ile tamamlanıyor.

 

Sergide, spor mekanlarına ve kültür mekanlarına gönderme yapıldığınızı görüyoruz. Arenalaşmanın veya kültür mekanlarının çok uluslu şirketlerin isimlerini aldığı ve değişen güç ilişkileri sonucunda, mekanlarında anılma biçimi değişiyor. Günümüzde insanları bir arada tutan spor mekanlarına – stadyumlara bakıldığında, Roma İmparatorluğu zamanında inşa edilen Arena akla geliyor. Tüm bu oluşumlar aynı amaca hizmet eder. Bu alanlar, toplumsal bilinci gruplaşma üzerinden yeniden inşa ederken, insanları da bir süreliğine de olsa eğlenmelerine hizmet ederek yapay bir birliktelik oluşturur belki de düşünmekten, sorgulamaktan uzaklaştırır.

 

Sokakların, köprülerin isimlerinin değişmesi, yeni ideolojilerin eskilerinin yerine gelmesi, algımızı yönetmesi ile mimari güçlü bir araçtır. Doğaya ait olmayan, tek düze inşa ettiğimiz yapay kentler, hayatımıza yön verirken, belleğimizi de her seferinde yeniden inşa ediyor ve bizi sisteme adapte ediyor.

 

Apaydın’ın figür barındırmayan tuvalleri, insanın pasifliğini net bir biçimde ortaya koyuyor. Kent ve mimari üzerinden ele alınan düzende, uluslararası şirketlerin, sermayenin kontrolünde planlanan mekanlarda varlığımıza dair bir kanıt bulunmayan resimlerde bizim bu binalara olan ihtiyacımıza karşılık, onlar -insansız- kendi varlığını sürdürüyor.

Please reload

 

Versus Art Project | Contemporary Art Gallery | Gazeteci Erol Dernek Sokak No:11/3 Beyoglu Istanbul Turkey

m: info@versusartproject.com